Bilgisayarınız Sınırsız Güce Sahip Olsaydı Ne Olurdu?

0
614

Dünya üzerinde artık bilgisayarsız bir hayat düşünülemez. Bir gün aniden ortadan kalkarlarsa medeniyette ciddi bir gerileme yaşanır. Peki, sınırsız işlemci gücüne ve bu işlemci gücünü destekleyen yoyyabaytlarca RAM’iniz olsaydı neler yapabilirsiniz?

Öncelikle böyle bir bilgisayar için ciddi bir alana ihtiyacınız olurdu. Bu nedenle muhtemelen bilgisayarınızı Antartika gibi devasa boşluğa sahip bir yere götürmelisiniz. Sınırsız tabiri, işlemcinin günümüz teknolojisinin çok ilerisinde bir mimari de inşa edilmesini gerekli kılacaktır. Belki bugün kullandığımız bilgisayarlar ve telefonlarda kullanılan işlemciler, 50 sene sonra bizlere çakmak taşından farksız gelecek.

Intel’in kurucuları arasında bulunan Godon Moore’un 1988 senesinde bilimsel literatüre soktuğu bir yasa bulunuyor. Henüz dünya işlemcinin ne olduğunu bilmiyorken, herkese bu yasa mantıklı geliyordu. Moore Yasası, eğer her 18 ayda bir aynı fiyatlı yeni bir işlemci alınırsa, düzenli olarak işlemcinin gücünün ikiye katlanacağını savunmaktadır. Yani eğer bugün 1 GHz hıza sahip bir işlemciyi 100 TL’ye satın aldıysanız, 18 ay sonra 100 TL değerinde olan işlemci Moore yasasına göre 2 GHz olmalıdır.

Bu çok güzel bir yasa olsa da henüz geçerliliği yok. 2000’li yıllarında başlarında 2GHz’lik işlemciler kullanılmaya başladı. Moore yasası günümüzde geçerli olsaydı, kullanmamız gereken işlemcilerin hızı 2048 GHz’in üzerinde olmalıydı. Teknoloji ise henüz 4 GHz’lik hızlara henüz ulaşabildi. Yani Moore yasası tamamıyla geçersiz oldu.

Tüm bunlara rağmen ilk konuya dönerek hayallere sığamayacak güçte bir işlemcisi bulunan bilgisayar hayal edelim. Sakin bir kafayla düşündüğümüzde elimizde çok tehlikeli bir alet tuttuğumuzu idrak edebiliriz. Bilgisayarın bilgi işlem kapasitesi küresel bir krize bile sebep olabilir. Hatta bu bilgisayar yüzünden insanlar ölebilir. Yoksulluk ve varlığın dengeleri ciddi manada sarsılabilir. Muhtemelen o çağdaki en güçlü devletler bu bilgisayarın peşinde koşacaktır. Eğer her şeyi kabul ederek elimizdeki sonsuz güce sahip bilgisayarı o devletlerden birisine satarsak, medeniyet tarihindeki en zengin insanlardan birisi haline gelebiliriz. Bu da bizi paranın saadet getirmeyeceği gerçeğine götürecektir. Zira bilgisayarı elinde tutan dünyanın kontrolünü de elinde tutacaktır. Biz onu satarak dünyanın kontrolünü tek bir devlete vermiş olacağız.

Böyle bir bilgisayara sahipseniz zengin olmak için onu satmanıza da gerek yok. Onunla dünya üzerindeki tüm banka sistemlerine sızabilir, istenilen varlıklara dijital dünya aracılığıyla ulaşabiliriz. Kötü niyetli birisi değilsek, bu aşamada da bireysel tercihler işin içine girecektir.

Önünüze gelecek diğer bir engel de bilgisayarı çalıştırabilmek için ihtiyaç duyacağınız enerji miktarı olacaktır. Elektrik faturasından sorumlu olmadığınızı düşünürsek geriye insanlığın ve bilimin faydasına olacak şeyler yapmak kalacaktır:

Örneğin; Pi sayısını tam olarak hesaplayıp gizemini çözebilirsiniz, en büyük asal sayıyı bulabilirsiniz, tüm karmaşık matematiksel problemleri çözüme kavuşturabilirsiniz, yapay zekayla sanal bir dünya oluşturabilir ve bu sanal dünyada daha gerçekçi deneyimler yaşayabilirsiniz.

Özellikle son maddeye birçok sinema filminden özellikle de efsane filmler arasında kabul edilen Matrix serisinden aşinasınızdır. Buradan yola çıktığınızda en karmaşık ihtimalleri açarak, dünyadaki en güçlü bilgisayarla kendi Matrix’inizi oluşturabilirsiniz.

Elbette sınırsız güce sahip bir bilgisayarla yapılabilecek sayısız şey bulunuyor. Bu bilgisayar elinizde olduğunda sadece hayal gücünüzün sınırlarına takılacaktır.

Bu Habere Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here